Sabah 6.30 sularında “hazır uykum kaçmışken haberlere bir uzanayım da gündemden uzak kalmayayım” diyerek televizyonu açınca karşıma çıkan eskilerden bir jenerik yine bana “ah be abim” dedirtti.
Haluk Bilginer (Abidin,) Selim Naşit (Asım Bey,) Nilüfer Açıkalın (Abidin’in nişanlısı lakin dizideki adını ne çabuk unuttum) ve Tavuk Nejat (oyuncunun adını hatırlayan varsa söylesin) TRT ekranlarının -bana göre- gelmiş geçmiş en iyi dizisi ile tekrar karşımdaydılar.
Bölümden kısa bir bölüm vereyim (ses tonları kafanızda canlanır zaten):
___
Nihat: Abi senin asistanınız ama tek asistan masası var. Biz de masayı paylaşmaya karar verdik. Nejat “ma”yı istedi, ben de “ma”yı istedim ama kimse “sa”yı istemedi.
Nejat: Abi sonra ben masanın üst kısmını istedim o da tamam dedi ama paylaşamadık
Nihat: Yoksa ikiye mi bölsek.
(Abidin bu salaklıklar karşısında epey şaşırır lakin müdahale de edemez bir türlü, muhabbet uzayıp dururken kendine gelir)
Abidin: Yeteeeer, oturmuş burada iki saattir stereo salaklık dinliyorum.
___
Nejat da kendini tavuk mu sanıyordu yoksa mısır mı sanıyordu öyle bir durum da vardı ortada.
Bkz: Yazının sonunu getirememe.