Mayıs, 2007 arşivi

Nu.D.38 ve Devrim . . .

14 Mayıs 2007, Pazartesi günü, saat 17:00 suları . . .

Türkiye’de ilk yerli üretim uçak 1938 yılıda yapılmıştı. Nuri Demirağ’ın girişimleri ile Beşiktaş’taki fabrikada yapılan ve hiç bir arıza göstermeden başarılı uçuşlarına devam eden uçaklar, Türkiye’de olduğu kadar yurtdışında da büyük yankılar uyandırmıştı. Özellikle çift motorlu, barışta yolcu uçağı, savaşta istenildiği zaman eksiksiz bir bombardıman uçağı görevini görecek şekilde yapılan ve saatte 270 kilometre hıza ulaşan, 5 bin 500 metre yükseğe çıkabilen Nu D.38′in yapılması, dünya uçak sanayicilerinin dikkatini birden Türkiye’ye çekmişti. Üretilen Nu D.38 adını taşıyan çift motorlu 6 kişilik yolcu uçağı yurt dışında büyük ilgi gördü ve bu uçaklar Dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alınmıştı.

Türk Hava Kurumu Nu D.38′lerden sipariş vermiş ve test uçuşlarının Eskişehir’de yapılmasını istemişti. Test uçuşunu deneyimsiz pilot -aslında baş mühendis- Selahattin Alan yaparken iniş sırasında piste hayvanların girmemesi için kazılan hendeğe düşmüş ve vefat etmişti. Bu olay üzerine THK bütün siparişlerini iptal etmiş ve şartlara uygun değildir diye belge vermişti.

Netice . . . tüm üretim iptal edilir ve fabrika kapanır . . .

Türk imalatı ilk otomobil olan “Devrim”in hikayesini de duymuşsunuzdur ama yine de kısaca hatırlatayım.

16 Haziran 1961 günü Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20 kadarı Ankara’ da bir toplantıya çağrılmışlardı. Toplantıda Ulaştırma Bakanlığı’ndan alınan bir yazı okunmuştu. Yazıda “ Ordunun cadde binek ihtiyacını karşılayacak bir otomobil tipinin geliştirilmesi “ görevinin TCDD İşletmesine verildiği ve bu amaçla 1.400.000.-TL ödenek ayrıldığı belirtiliyordu.

Tüm tasarım ve imalat süreci 4.5 ay gibi kısa bir süre içinde proje tamamlanmıştı.

Eskişehir’den trenle Ankara’ya getirilen otomobillere taşıma sırasında bir tehlike oluşmaması için benzin konulmamış ve motosikletli eskort grubu eşliğinde acele ile istasyona uğramadan otomobiller meclise götürülmüştü. Durum farkedilerek getirtilen benzin 1 numaralı araca konmuştu lakin Cemal Gürsel 2 numaralı araca binmiş ve benzinin bitmesi nedeniyle sadece 100 metre gidebilmişti. Cemal Gürsel 1 numaralı araca geçerken ünlü “batı kafasıyla otomobil yaptınız ama, doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz ” sözlerini söylemişti.

Ertesi gün bütün gazetelerin söz birliği etmişcesine “100 metre gidip bozuldu” başlığını attıkları 2 numaralı Devrim, aynı gün Hipodrom’ daki geçit törenine katılmış, ne bundan, ne de Cemal Paşa’ nın Anıtkabir’e bir başka Devrim otomobili ile gittiğinden söz edilmişti; yalnızca haber, yorum ve fıkralarda harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vurulmuştu.

Netice . . . değişen bir şey yok . . .